Bulgaristan

Popüler Yayınlar

Suzanita Google'nin en aranılanları arasına girdi

Ses sanatçısı Orhan Murad'ın 14 yaşındaki kızı Suzanita, 2017 yılında Bulgaristan'dan en çok aranılan isimlerin arasında yer aldı.
Google arama sitesinin liste başında tenisçi Grigor Dimitrov bulunurken, Suzanita altıncı sırada yer aldı.
  Suzanita, Bulgaristan'da çektiği ilk klibinde sesinin kalitesinden daha çok çıplaklığı ile öne çıkmıştı. 

Bulgaristan Başmüftülüğü: Net belirlenmeyen terimler ve kavramlar istenmeyen sonuçlara yol açabililir

Ceza Kanununda “Radikal İslam” İle İlgili Degişiklikler Kabul Edildi

 6 Aralık 2017 tarihinde milletvekilleri sözde “Radikal İslam”ın tebliğ edilemsini ve dini kıyafet olarak yüzün kapatılmasıyla ilgili ceza yasasında öngörülen değişiklikeri ilk oturumda kabul etti. Ceza yasasında yapılan değişiklikler, Birleşik Vatanseverler Koalisyonu tarafından sunuldu. Birlik Vatanseverler Koalisyonu milletvekillerine göre radikal islam’ın tebliğ edilmesi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 5000 lv. kadar para cezası ile cezalandırılacaktır.

Yapılan değişiklikler ayrıca, her kim ikinci veya üçüncü kişileri cebren dini kıyafet taşımaya ve yüzünü örtme zorlarsa 1 ile 4 yıl arasında değişen hapis cezası öngörülüyor.

Bulgaristan Ceza Kanunu ile ilgili değişiklikleri sunan milletvekillerinin sözlerine göre demokrasi karşıtı idelojinin yaygınlaştrılmasının cezalandrılması öngörülmüştür. Bu alanda ceza dairesine dahil tek ideoloji faşizm olarak belirtilmiştir.

Bazı milletvekilleri metinlerin kesinleştrilmesi ve terimler ile kavramların açıklığa kavuştrulmasını istediler, aksi halde öngürlemeyen sonuçlara yol açacğını ifade ettiler.

Dün Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler birçok soruyu da beraberinde getirmektedir. Yaygın kullanıma girmiş olmasına rağmen “radikal islam” kavramı olabilir mi ve uygun mu gibi kavramın olması. Barış dini olan İslam’ın “radikal” olarak tanımlanması ve bu tarifi ile anti demokratik faşimzm ile aynı kategoriye konulabilir mi? Aslında yeni düzenlemeler cevapları bilinmeyen bir çok soruyu da beraberinde getiriyor. 


Kesin olarak belirlenmeyen terimlerin ve kavramlarının kullanılması ciddi ve istenmeyen sonuçlara yol açabililir.

Bulgaristan Başmüftülüğü

Bulgaristan'ın tek Türk Valisi

Razgrad Valisi Günay Hüsmen, Bulgarisran'ın tek Türk kökenli valisi.
Hüsmen, Razgrad’ı altyapısıyla, eğitimiyle, hayat standardıyla yaşanası bir yere dönüştürmek için, önce insanların güvenini yeniden kazanmaları gerektiğini belirtti.  

 “Mayıs ayından beri bu görevdeyim. İşimiz çok zor, çünkü yıllarca bu güzelim ilimiz bakımsız ve hizmetsiz kalmış. Devlet bir nevi elini buradan çekmiş olmalı ki, sağlık, eğitim ve istihdam, maaşların düzeyi gibi konularda Razgrad ülkenin en son yerinde, yani dibinde bulunuyordu. Bütün bunların telafi edilmesi için gerçekten çok, çok çalışmak gerekiyor. Razgrad’ın yöneticileri şimdiye kadar belki istememişler, iddialı olmamışlar, hatta hizmetlerin gerçekleşmesi için devletten talepte bulunmamışlar. Benim için şimdi en önemli olay, Razgrad halkının devlete ve valilik makamına güvenini geri kazanmaktır. Razgrad’ı altyapısıyla, eğitimiyle, hayat standardıyla yaşanası bir yere dönüştürmek için, önce insanların güvenini yeniden kazanmalıyız”.

Günay Hüsmen, gelecek neslin daha kaliteli bir eğitim alması için, Razgrad ili çocuklarının öğretiminde daha iddialı olması için de çalıştıklarını belirtti:

“Bizim bütçemiz belediyelere göre çok daha az. Ancak farklı yerlerden tasarruf yaparak, eğitime yatırımda bulunmak istiyoruz. Okullara, öğretmenlere yardım ediyoruz, bunun önemini anlıyoruz. Razgrad son eğitim sıralamasında ülkede listenin en sonunda bulunuyordu. Genel sınavlarda en düşük not alan il olarak anılıyoruz. Şimdi İl Eğitim Müfettişini değiştirdik, eğitime öncelik verdik ve önümüzdeki ders yılında yapılacak genel sınavlarda bu çabaların olumlu neticeler vereceğine inanıyorum. Bunu Razgrad halkı da çocuklarımızın alacağı not ortalamasında görecek. Bölgenin bütün okullarını gezdim, okul müdürleriyle görüşüyorum, çocuklarla konuşuyorum, her kurumun sorunlarını şahsen giderek, kendi gözlerimle görmek istiyorum. Razgradlı öğrenciler bana “Çocuk Dostu” ödülünü sundu ve bu benim için manevi değeri çok yüksek bir ödüldür".


Günay Hüsmen, belediye başkanı, milletvekili ve işadamı sıfatıyla da adından her zaman bağışları ve ihtiyacı olanlara sunduğu yardımlarla gündeme geldi. “bazılarının hobisi ava gitmek, benim hobim insanları mutlu etmek” diyor:

“Vali maaşı çok yüksek değil. Bu benim için asla önemli değil. Biliyorsunuz ben tarımla uğraşıyorum ve maddi sıkını çekmiyorum. Gelirimi eğlenceler ve boş yere harcamaktansa, bir kısmını her yıl okuma evlerine, ana okullarına, kreşlere, okullara, hastanelere yardım ve bağış olarak sunmak beni çok mutlu ediyor. Bazı insanların hobisi mesela av. Onlar ava gider mutlu olur, ben ise insanları mutlu etmekten mutlu oluyorum. Özellikle yaşlılarımıza büyük dikkat çeviriyorum. Bu insanlar Bulgaristan’ı kurmuş, günümüzü inşa etmiş değerli kişilerdir. Biz ise onları sosyal tabakanın en dibinde bıraktık ve dışladık. Son olarak Osenets ve Sevar’dan bir grup emekliyi, 55 kişiyi iki günlük Edirne gezisine gönderdim. Hatta şahsen ben de onlarla geldim. Edirne Valisi onlara özel öğlen yemeği sundu, konuştuk, gezdik. Hele de benim arkadaşlarım, Osenets köyünde Kapantsi olarak bilinen yerli Bulgar kadınları çok minnettar kaldı. Türkiye’yi çok beğendiler, çok mutlu oldular. Onların gözlerindeki o kıvılcım her şeye değer. Şimdi bu hafta sonu Edirne Valisi Razgrad’a gelecek ve iki il arasında bu tür kültürel, turistik, spor ve sosyal işbirliğini geliştirmek için anlaşma imzalamak istiyoruz”.

Günay Hüsmen’in göreve gelir gelmez elde ettiği en önemli başarılardan biri, Razgrad’da tarihi İbrahim Maktul Paşa Camii’nin çatı onarım işleri için devletten kaynak sağlamaktı. 1968 yılından beri Milli Kültür Tarih Anıtı statüsüne sahip eski mabed, acil bir onarıma ihtiyaç duyuyordu. İlk adımı Günay Hüsmen atmış oldu:

“Biliyorsunuz şehrimizde çok değerli bir kültürel anıtımız var. Razgrad İbrahim Paşa Camii bugün harabe bir halde. Demokratik değişimden bu yana 27 yılda caminin bakımı için bir kuruş verilmemiş ve bu tarihi anıt adeta yok olmak üzeredir. İl yönetimi olarak, bölge müftülüğünün de desteğiyle ısrarlı bir şekilde çalıştık ve caminin en acil ihtiyacı olan, akan çatısının sağlamlaştırılması için devletten 20 bin leva kaynak sağladık. Bu paralarla caminin çatısı onarılacak, en azından akmaması sağlanacak. Bu güzel şaheseri gelecek nesillere de bırakmak istiyoruz”.
Günay Hüsmen’in Yeni Yıl Mesajı:
“Bizi şu an dileyenlere umutlarını yitirmemeyi, geleceğe inanmaları, kendi güçlerine güvenmelerini , Bulgaristan’ın daha iyi, daha yaşanası bir yer olacağını bilsinler. Çok sorumlu olarak diyebilirim ki, yurtdışından Bulgaristan’a doğru geri dönüşler başlayacak ve Bulgaristan gelişen ve geleceği parlak bir Avrupa ülkesi olacak. Buna eminim”.

Sevda Dükkancı / BNR


Türkiye, Bulgaristan'dan tonu 50 dolardan saman alıyor

Bursa Veteriner Hekimler Odası (BVHO) Başkanı Sinan Sağlam, dolara endeksli girdi maliyetlerinin Türk hayvancılığının en büyük sıkıntılarından biri olduğunu belirterek, mera alanları giderek küçülen Türkiye'nin saman ithalatına başlamasının endişe verici bir tablo olduğunu söyledi. Sağlam, et ve besi hayvanı ithalatıyla et fiyatlarının ucuzlamayacağına bir kez daha dikkat çekti. BVHO'nun haftalık yönetim kurulu toplantısında Türk hayvancılığını sorunlarını değerlendirildi. Toplantı sonrasında açıklama yapan oda başkanı Sinan Sağlam, Türk hayvancılığının kurtuluş reçetesinin mera hayvancılığının geliştirilmesinde olduğunu söyledi.

Bulgaristan'dan tonu 50 dolardan saman ithalatına başlandığını hatırlatan Başkan Sağlam, "Saman üreminin yoğun olduğu Güneydoğu Anadolu bölgesinde, kısa saplı buğday üretimine geçilmesi, saman üretimin düşmesine neden oldu. Kuru kaba yem ihtiyacını karşılayamaz olduk. Bir zamanlar tarımsal kaynaklarının zenginliğiyle övünen Türkiye'nin hayvanlarına yedireceği samanı bile dışarıdan almasını üzüntüyle takip ediyoruz. Samanın tonu, nakliye, yükleme-boşaltma derken 120 doları buluyor. Fabrika yeminin ardından kuru kaba yemi de dışarıdan almaya başladık. Bu tablo karşısında et fiyatlarının ucuzlaması mümkün mü?" diye sordu.

IHA

Bulgaristan Başmüftülüğü yılın onursal ödülünü neden eski Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'e verdi?

Bulgaristan Başmüftülüğü yılın onursal ödülünü neden eski Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'e verdi?

Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü, geçtüğümüz günlerde İslam dinine katkıları olan şahıslara ödül verdi. Bulgaristan'da 8 Aralık 1910'da seçilen ilk başmüftü Hocazade Mehmed Mühiddin Efendi anısına verilen ödüller, Yüksek İslam Şurası tarafından belirlendi. Yılın onursal ödülüne eski Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev layık görüldü.


Yüksek İslam Şurası Başkanı ve Başmüftü Yardımcısı Vedat Ahmet, onursal ödülün neden Plevneliev'e verildiğini anlatıyor.


İLGİLİ HABER:

Yazar Hasan Efraimov'un Türkçe paylaşımlarına tepki

Delıormanlı yazar Dr. Hasan Efraimov, sosyal iletişim ağılarındaki profillerinden Türkçe paylaşımlar nedeniyle aşırı milliyetçilerden tepki alınca iki dilde profil yapmaya karar verdi.

Bulgarca yazan Efraimov, Bulgarca oluşturduğu profilinde Türkçe bir paylaşıma yer verdiği için milliyetçi Bulgarlardan tepki aldı.

Tepkiler üzerine Bulgarcanın yanı sıra Türkçe bir profil de yapan Efraimov'un kitapları yakın zamanda Türkiye'de de basılması bekleniyor. Ajans Bg

Balkan Camiasindan Trakya Üniversitesi' ne Tepki

21 Ocak 2017 tarihli Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde  "İngilizlerin ve Yahudileringüdümündeki Balkan kökenli azınlıklar, her şeyi kontrol ettiler" ifadesiyle Balkan göçmenlerini rencide eden Yusuf Kaplan'ın Trakya Üniversitesi'nde "Türkiye ve Balkanlar'ın Gelecek Tasavvuru" isimli bir konferans vereceğini kitle iletişim araçlarından öğrenmiş bulunmaktayız. Balkanlar'a, Balkan göçmenlerine ve bölgedeki soydaşlara "tasavvuru" herkesçe malum olan söz konusu şahsın Trakya Üniversitesi gibi Balkan kimliği ön planda olan bir bilim yuvasında konuşmacı olarak ağırlanacak olması büyük bir çelişki oluşturmaktadır. Bizlere yani vatan kaybetmenin ne demek olduğunu bilen ve Türk milletinin asli ferdi olan Balkan göçmenlerine hakaret eden bu şahsın Trakya Üniversitesi'nde konferans verecek olmasının akademik özgürlükle veya bilimle liyakatle hiçbir alakası bulunmamaktadır.

            Trakya Üniversitesi bünyesindeki Rumeli Gençlik Topluluğu'nun organizasyonu olan bu konferanstaki konuşmacı seçiminde yaşanılan isabetsizliğin Balkan göçmenleri camiasında büyük bir tepki ve üzüntü yarattığını belirtmek isteriz. Bu noktada başta Trakya Üniversitesi yönetiminin ve ilgili topluluğun etkinliği iptal etmesini bekliyoruz.

Kamuoyuna ve soydaşlarımıza saygıyla duyurulur.

Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) Genel Sekreterliği 

Bursa – 12.12.2017

13 yaşında Bulgaristan'dan geldi Yılın Kadın Girişimcisi oldu

Sevginar Baştekin, Bulgaristan göçmeni bir ailenin kızı. Başarılı bir öğrencilik hayatından sonra kimyager oldu. Kadınların temizlik çilesine son vermek, “kolay temizlik” için yola çıktı. Şu anda yüzde 100 yerel sermayeli temizlik ürünleri şirketi sahibi ve ürünleri Türkiye’nin her yerinde satılıyor. Baştekin, bu yıl Garanti Bankası, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER’in Yılın Kadın Girişimcisi Yarışması’nda birinci oldu.

Sevginar Baştekin, Bulgaristan göçmeni bir ailenin kızı. 13 yaşına kadar Bulgaristan’da yaşadı. Türkiye’de geldiğinde Pertevniyal Lisesi’ne girdi. O yıllarda sabun üretimine merak sardı. Kendi kendine denemeler yapıyor, araştırıyordu. “Kimyager olmalıyım” diye düşündü ve İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü’ne birincilikle girdi. Öğrenim hayatı boyunca hep çalışkan ve meraklıydı. Kendini hep laboratuvarlarda hayal ediyordu. Bu hayaline de okulu bitirir bitirmez kavuştu. Özel sektörde, Türkiye’nin ünlü bir laboratuvar zincirinde uzman olarak çalışmaya başladı. Ancak yapmak istedikleri farklıydı ve 2000’li yılların başında ortaklarıyla birlikte ilk girişimini kurdu. Türkiye’de olmayan temizlik ürünlerini üretme hevesiyle yola çıktı. Hammaddeleri kendisi temin edip, formüller üzerine çalıştı. Ve ilk ürünü bir leke çıkarıcısı oldu. Bu ürün ona çok farklı kapılar açtı. Yabancı şirketler peşine düştü. Bu ürünle sağladığı başarı ona güç verdi ve diğer temizlik ürünlerini de üretmeye başladı. Türkiye ve Amerika’da ödüller aldı. Bir marka yarattı. Bu markayla Türkiye’nin önde gelen market zincirlerine ulaştı. Yurtdışına ihracat yapar hale geldi. Ancak çok ortaklı yapı 2008 yılında Sevginar Baştekin’in hiç tahmin etmeyeceği bir biçimde çöktü.
HER ŞEYİNİ KAYBETTİ
İlk şirketi çok ortaklı bir aile şirketiydi ve şirketi iyi yönetememişlerdi. Sevginar Baştekin o dönemde eşinden de ayrıldı. İki çocuğuyla birlikte her şeye sıfırdan başladı. İlk şirketten elinde kalan yalnızca bir masa ve sandalyeydi. O ise “biz kez yaptıysam yine yaparım” diye düşündü ve çalışmaya başladı. 1K Kimya’yı kurdu. Sevginar Baştekin o günleri şöyle anlatıyor: “Kendim, kızım ve oğlum için çalışmalıydım. Çok moralsiz ve dibe vurmuş bir dönem geçirdim. Ama kendime olan inancım ve güvenim yeniden ayağa kalkmamı sağladı. Hayatımdaki ikinci iş girişimime çok darbeli ama deneyimli başladım. Yalnızca üretimi iyi bilmenin yeterli olmadığını öğrenmiştim. 1K Kimya’nın inşasında geçmişte edinmiş olduğum acı tecrübelerden fazlasıyla ders aldım. Şunu biliyordum ki bir girişimci olarak Ar-Ge yapabilir ve en iyi ürünleri üretebilirsiniz, geliştirdiğiniz ve tasarladığınız ürünler Amerika’da ödül alabilir, dünyanın pek çok ülkesindeki market raflarında markanız ve ürünleriniz yüz binlerce adet satabilir, ama şirket yönetmeyi bilmek çok daha önemli ve çok daha zor. Yeni bir girişime başlıyorsanız ve üstelik kadınsanız, 10 parmağınızda 10 değil 15 de değil, sonsuz marifetinizin olması gerekiyor. Daha önce hem bir aile şirketi hem de dışarıdan yabancıların ortak olduğu aynı zamanda birden fazla farklı üretim ve satış konusu ile iştigal eden bir şirketin beş ortağından biriydim. Kendi geliştirdiğim temizlik ürünlerinin üretiminden sorumlu Üretim Müdürü’ydüm. Üretim ve Ar-Ge’de edindiğim deneyim benim için iş hayatında büyük bir veli nimet oldu. Halen kendi kurduğum firmada bizzat üretimin başındayım. Her aşamayı denetliyorum, takip ediyorum”

HAYALİM YEMYEŞİL BİR FABRİKA
Şu an kaç kişi çalışıyor şirketinizde? 
60 kişilik bir ekibimiz var. Çalışanlarımızın yüzde 50’si kadın. 
Cironuz ne kadar?
2017 yılına geldiğimizde Eylül ayı itibariyle, ilk 8 ay için 15 milyon liralık ciro elde ettik.
Bu yıl Garanti Bankası, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER’in yarışmasında Yılın Kadın Girişimcisi seçildiniz. Hayalleriniz nedir?
Markam HighGenic ile kadınların temizlik çilesine son verecek, daha az yorulmalarını ve kendilerine vakit ayırmalarını sağlayacak bir formül geliştirmek için çok uzun zamandır çalışıyorum. Çünkü evin temizliği ve düzeninden sorumlu bir kadın olarak hepimizin yaşadığı sıkıntıları çok iyi biliyorum. Biz çalışan kadınlar hafta sonu dinlenmek isterken, sabahın erken saatlerinde temizlik görevi ile güne başlıyoruz. Kendiniz için vakit kalsın istersiniz ama o vakti bir türlü yetiremezsiniz. Bir kadın olarak keyif alarak ve kolayca hemen bitirebileceğim temizliği hayal ettim hep. Kirleri, tozları, mikropları hayatımızdan temelli çıkaramayız belki ama istediğimiz zaman onları uzaklaştırmanın en yeni metotlarını keşfedebiliriz diye düşündüm. Ve yıllardır üzerinde çalıştığım formülü sonunda buldum. Aslında keşfettiğim “akıllı temizlik” metoduydu. Akıllı temizlik yani kalıcı ve pratik temizlik. Bunun için de sadece gerektiğinde temizlik yapmak üzere kullanılacak çok amaçlı tek bir ürüne ihtiyaç vardı. Çıkardığım yeni ürünüm silikonlu temizleyici kadınların kendine vakit ayırabilmesi için akıllı temizliği öğreten bir formül. Hayalim ise yemyeşil bir fabrika ve sadece doğal ekolojik biyolojik kozmetik ve temizlik ürünleri geliştirmek ve üretmek. 
Var mı böyle ürünleriniz?
Formülünü kendi geliştirdiğim ekolojik biyolojik oda kokusu TÜBİTAK’tan proje desteği aldı. Henüz üretilmedi. Çünkü bu ürünlerin üretim maliyeti çok yüksek. Satışı da çok yüksek ve Türkiye’de tüketim bu konuda yeteri kadar bilinçli değil, talep az. Ama ileride bunu mutlaka yapmak istiyorum. 
Markanızın logosunda siz mi varsınız?
Evet. Logoda benim siluetimin olduğu marka kullanma fikrimiz 2011 yılında ürünlerimizi ve markamızı farklılaştırma düşüncesinin yanında esas amaç ürünün arkasında bir kadın olduğunu, ürünü tasarlayan, geliştiren kimyager ve gerçek bir kadın olduğunu vurgulamak istedik. Her şeyi ile ürünlerimizin arkasında olduğumu vurgulamak istedik.
Neler üretiyorsunuz? 
Temizlik için çok çeşitli ürünler. Ancak hemen hemen hepsinde bir yenilik var. Leke çıkarıcıdan, ödül de aldığımız silikonlu temizleyiciye kadar. 2016 yılında silikonlu temizleyici ürünümüzü tüm marketlerde ve sektörde kategori yaptığımız gibi bu yıl başladığımız ve piyasaya sürer sürmez yine çok ilgi ve beğeni alan ‘Sirkelim’ gibi doğal içerikli ve organik çok amaçlı temizleyici ürünlerimizin çeşidini 2018 yılında arttıracağız. Yeni ürünlerimiz 2018’de çıkacak. 
Silikonlu ürünün diğer ürünlerden farkı ne?
Bu ürün su tutmayan, kirlenmeyi de geciktiren bir ürün. Temizlik yapan kadınlar için efsane bir ürün oldu diyebilirim. 
İhracatınız nasıl? 
2018 yılının en önemli hedeflerinin başında ihracatı arttırmak ve markamızı dünya market raflarına konumlandırmak geliyor. Fuarlara katılacağız bunun için.


Hürriyet

Sofya'daki Arap ülkeleri elçileri Trump’un kararını kınadı

Sofya'da büyükelçilikleri bulunan Arap ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması kararını kınadı. Konuyla ilgilki bir belge yayınlayan elçilikler, kararın bölgede ve dünyada barışı, güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini belirtti. 

Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü, İslam dinine katkıları olan kişilere ödül verdi



Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğü, İslam dinine katkıları olan kişilere ödül verdi.

Başkent Sofya'nın Merkez Orduevi'nde düzenlenen "İslam Dinine Katkı Ödülleri" törenine ülkedeki dini temsilciler, milletvekilleri ve diplomatlar katıldı.

Bulgaristan'da 8 Aralık 1910'da seçilen ilk başmüftü Hocazade Mehmed Mühiddin Efendi anısına verilen ödüller, Yüksek İslam Şurası tarafından belirlendi.

Bu yılın onursal ödülü, toplumu birleştiren ve kurumların İslam'a saygısını arttıran hoşgörülü çabalarından dolayı eski Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev'e takdim edildi.

"İslami kimliğini genç nesillere aktarmasından" dolayı ödüle layık görülen Ribnovo köyünün 92 yaşındaki imamı Mehmed Hamid'e ödülünü Başmüftü Dr. Mustafa Aliş Hacı verdi.

Mestanlı şehri din görevlisi Musa Durlu, ülkede helal gıda üretimine geçen ilk şirketin sahibi Pavel Stoyanov, Krumovo kasabasında yenilikçi yöntemler kullanarak din dersi veren Erdinç Süleyman da ödül verilen diğer kişiler arasında yer aldı.

Bulgaristan'ın ulusal marşı ve Avrupa Birliği marşı ile başlayan tören Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Etkinlikte İstanbul'dan konuk edilen hafızlar grubu ise ilahiler okudu.

Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Hacı, törende yaptığı konuşmada, geçmişe saygıyla bakan, terbiyeli ve eğitimli nesiller yetiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, "Zenginlik öbür dünyaya götürülemez ancak yapılan iyilik ebedi olup, her zaman hatırlanır." dedi.
AA

Erdoğan'ın Lozan Antlaşması ile ilgili sözlerine Bulgaristan'dan tepki geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Lozan Antlaşması ile ilgili açıklamasına Bulgaristan'dan tepki

Cumhurtbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Lozan Antlaşması ile ilgili sözlerine Bulgaristan'dan tepki geldi.
 Cumhuırbaşkanı Erdoğan'ın Yunanistan ziyareti sırasında Lozan Antlaşması'nın gelişmeler karşısında güncellenmeye ihtiyacı olduğu yönündeki sözlerine Bulgaristan'dan tepki geldi. Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Hasan Ulusoy'lay konuyla ilgili görüşme yapildi[ini duyurdu.
 Dışişleri Bakanlığı, resmi internet sitesinde bir açıklama yayımladı. Bakanlığın açıklamasında, söz konusu açıklamanın "1923 yılına ait Lozan Anlaşması'nın yeniden ele alınması konusuyla ilgili" yapıldığı belirtildi.
 Bulgar Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasında, Bulgaristan'ın barış anlaşmaları ve mevcut sınırlarla ilgili tartışmaların uluslararsı toplumun ve bölge istikrarının yararına olmadığı vurgulandı.
  Ajans Bulgaristan


ERDOĞAN NE DEMİŞTİ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lozan Antlaşması'nın güncellenmesine ilişkin Skai TV'ye verdiği mülakatta  bir soruyu yanıtlarken şunları söylemişti:

"Aslında, dünyada tüm yapılan anlaşmaların zamanın akışı içerisinde güncellenmesi gerekir. Lozan'ın da bu şekilde tüm bu gelişmeler karşısında bir güncellenmeye ihtiyacı var. Bu güncellenme, sadece Türkiye için değil Yunanistan için de faydalı olabilir. Bu konuya hakim olmayanlar, 'Bunu Erdoğan söylediğine göre acaba bunun altından farklı bir şey mi çıkar?' diyor. İşin aslı, bu güncellemeyle iki ülke dostluğumuzu, güvenliğimizi nasıl daha güçlü hale getirebiliriz; bunun üzerinde durmamız lazım. Zaman zaman bakıyorsunuz bir adadan dolayı hemen ortalığı karıştırıyorlar. Bunların aşılması lazım diye düşünüyorum. Güncelleme derken, A'dan Z'ye bir değerlendirmeye tabi tutulabilir. Yunanistan'ın da rahatsız olduğu bazı madde başlıkları olabilir. Bunlar oturulup konuşulur. Bir Kardak Krizi var, hala çözülemiyor. Sürekli dışişleri bakanları bir araya geliyor. Bakıyorsunuz, birinde bir dışişleri bakanı farklı bir ifade kullanıyor, bir diğerinde bir başka dışişleri bakanı farklı cümleler kullanıyor. Sıkıntılar devam ediyor. Tüm bu krizlerin aşılabilmesi için bir araya gelinip bunların tekrar görüşülmesinde fayda var. Bu, ülkelerimizin geleceği açısından önem ifade ediyor. Konuşa konuşa halledeceğiz bunları. Konuşmadan, bir araya gelmeden bunları aşmak mümkün değil. Öyleyse hiç çekinmeye gerek yok."



Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yunanistan soydaşlarımdan asimile olmasını istememeli


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gümülcine'de Chris-Eve Otel'de gerçekleştirilecek soydaşlarla buluşma etkinliğinde yaptığı konuşmada, "Yunanistan ile ikili ilişkilerimizin gelişmesi, azınlık sorunlarının çözümünü de kolaylaştıracaktır. Bu sorunların çözümü ise Türkiye ile Yunanistan'ı birbirine daha da yakınlaştıracaktır." dedi.
AA

Büyükelçi Ulusoy: Dost, ve müttefik bir ülkeye büyükelçi olarak atanmak benim için büyük bir şeref

Türkiye Cumhurbaşkanlığı himayesinde, TRT Müzik Daire Başkanlığı bünyesinde "Zümrüd-ü Anka Müzikali"ni izleyen Türkiye'nin Sofya Büyükelçisi Hasan Ulusoy, dost ve müttefik bir ülkeye büyükelçi olarak atanmak kendisi için büyük bir şeref olduğunu söyledi.

Büyükelçi Ulusoy BNR radyosuna “Komşu bir ülkeye, dost, müttefik bir ülkeye Büyükelçi olarak atanmak benim için büyük bir şeref. Kısa bir süre önce geldim ve hemen böyle güzel etkinliklerle başlamış olduk. Kültür, bildiğiniz gibi insanların ortak değerleri, birlikte yaşamak olgusunu vurgulamak için bu etkinlikler çok önemli” dedi.

Ajans Bulgaristan

Kırcaali yeni yıla hazır

Kırcaali Belediyesi, yılbaşı öncesinde şehrin ana caddesini süsleyerek belediye binasını ışıklandırdı. 

Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Dr. Hasan Ulusoy’un Mesajı

Türkiye’nin komşusu, dostu, müttefiki ve ortağı Bulgaristan Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görevime başlamaktan memnuniyet duyuyorum.Görevim süresince ülkelerimiz arasında...

Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme

1 Şubat 1995 tarihinde Strasbourg’da kabul edilmiştir. Avrupa Konseyi üyesi Devletler ve mevcut Çerçeve Sözleşmenin imzacısı olan diğer Devletler, Avrupa Konseyi’nin amacının, ortak miraslarını oluşturan ideallerin ve ilkelerin güvence altına alınması ve gerçekleştirilmesi için üyeleri arasında...
www.bbc.com/turkce www.amerikaninsesi.com http://www.dw.com/tr www.trt.net.tr/bulgarian